Duyurular
   22 Mayıs Pazar Hz. Mehdi'nin kutlu doğumu.

   19 Mayıs Perşembe Kerbela şehidi İmam Hüseyin'in oğlu Hz. Ali Ekber'in kutlu doğum günü.

   13 Mayıs Cuma İmam Zeynel Abidin'in mübarek doğumu.

   12 Mayıs Perşembe Kerbela sakisi hz. Ebul fazl Celal Abbas'ın kutlu doğum günü.

   11 Mayıs Çarşamba İmam Hüseyin'in kutlu doğumu.

   11 Mayıs Çarşamba İmam Hüseyin'in kutlu doğumu.

   4 Mayıs Çarşamba Peygamberimizin biseti ve peygamberliğe seçilişi.

   4 Mayıs Çarşamba Peygamberimizin amcası, Hz. Ali'nin babası Hz. Ebu Talib'in vefatı.

   4 Mayıs Çarşamba Peygamberimizin amcası, Hz. Ali'nin babası Hz. Ebu Talib'in vefatı.

   3 Mayıs Salı İmam Musa Kazım'ın Şehadeti.

   23 Nisan Cumartesi Kerbelanın kadın kahramanı Hz. Zeyneb'in şehadeti.

   21 Nisan Perşembe Hz. Ali'nin kutlu doğum günü.

   14 Nisan Perşembe Regaib Gecesi

   11 Nisan pazartesi İmam Ali Naki'nin şehadeti.

   8 Nisan Cuma bir rivayete göre İmam Muhammed Bakır'ın kutlu doğum günü.

   8 Nisan Cuma üç ayların başlangıcı ve Recep Ayına giriş.

   LA İLAHE İLLALLAH, MUHAMMEDUN RESULULLAH, ALİYYUN VELİYYULLAH

   ALEVİLİK İSLAMIN ÖZÜDÜR

   17 Nisan Pazar İmam Hüseyin'in oğlu kerbelanın altı aylık şehidi Hz. Ali Askerin kutlu doğum günü.

   18 Nisan Pazartesi İmam Muhamemd Taki'nin kutlu doğum günü.

   26 Nisan Salı Peygamberimizin oğlu Hz. İbrahim'in 16 aylıkken vefatı.

   2 Mayıs Pazartesi Hz. Ali'nin mübarek eliyle Hayber kalesinin fethedilmesi.

Anket
Sizce Gadiri Hum'da Ne Oldu?
  • Hz. Muhammed s.a.a Allah'ın emriyle Hz. Ali'yi kendisinden sonra halife seçti.
  • Hz. Muhammed s.a.a Müslümanlara Hz. Ali'yi sevmelerini emretti.
  • Bilmiyorum
Video Galerisi
Alıntı Yazılar
Soner Yalçın
Panama Belgeleri’nin sırrı bu mektupta

Hüsnü Mahalli
Hüsnü Mahalli: Yok olmanın hafifliği

Fehim Taştekin
Kürt hesabı!

Alptekin Durusunoğlu
Suudilerin Hizbullah’a armağanı

Son Dakika Haber
    48- Fetih Suresi

Tarih : 12.09.2015 19:00:26

48- Fetih Suresi

(Medine'de inmiştir; 29 ayettir.)

(Birinci ayetinde geçen "fetih" kelimesi için bu adı almıştır. İmam Sadık (a.s)'ın şöyle dediği nakledilmiştir: "İnna fetehna leke fethen suresini okumakla mallarınızı, hanımlarınızı ve malik olduklarınızı telef olmaya karşı korumaya alın. Kim bu sureyi okumayı âdet edinirse, kıyamet günü mahlukatın duyacağı şekilde ona şöyle seslenilir: Sen ihlaslı kullarımdansın. Bunu, salih kullarıma kavuşturun ve nimetlerle dolu cennetime yerleştirin ve ona kâfur karışımlı, mühürlü, saf (halis) bir içki içirin." (bk. Sevabu'l-A'mal.))

 

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

1. Biz sana apaçık bir zafer ihsan ettik.

2. Ki Allah, senin önceki ve sonraki günahlarını bağışlasın, sana nimetini tamamlasın ve seni doğru yola iletsin.

3. Ve üstün bir zaferle seni desteklesin.

4. Varolan imanlarını daha da artırmaları için, müminlerin kalplerine güven indiren O'dur. Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah, bilendir ve hikmet sahibidir.

5. (Bu lütuflar,) mümin erkek ve mümin kadınları, içinde ebedi kalacakları, ağaçlarının altından ırmaklar akan cennetlere yerleştirmesi ve günahlarını örtmesi içindir. İşte bu, Allah katında büyük bir başarı ve kazançtır.

6. Bir de, Allah hakkında kötü zanda bulunan münafık erkeklerle münafık kadınlara, ortak koşan erkeklerle ortak koşan kadınlara azap etmesi içindir. Müminler için bekledikleri kötülük çemberi kendi başlarına gelecektir. Allah onlara gazap etmiş, onları lanetlemiş ve onlar için cehennemi hazırlamıştır. Orası ne kötü dönüş yeridir!

7. Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah, üstündür ve hikmet sahibidir.

8. Şüphesiz, biz seni gözetici, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

9. Allah'a ve Peygamberi'ne inanasınız, ona yardım edesiniz, ona saygı gösteresiniz ve sabah akşam Allah'ı tesbih edesiniz (noksan sıfatlardan tenzih edesiniz) diye.

10. Şüphesiz, sana biat edenler, gerçekte Allah'a biat etmektedirler. Allah'ın eli (kudreti) onların ellerinin üstündedir. Artık kim ahdini bozarsa, ancak kendi aleyhine bozar. Kim de Allah ile olan ahdine vefa gösterirse, (bilsin ki,) Allah ona pek yakında büyük bir mükâfat verecektir.

11. Bedevi Araplardan (savaştan) geri kalmış olanlar, sana, "Bizi mallarımız ve ailelerimiz oyaladı. Allah'tan bizim bağışlanmamızı dile." diyecekler. Kalplerinde olmayanı dilleriyle söylerler. De ki: "Allah size bir zarar gelmesini dilerse veya bir fayda elde etmenizi isterse, Allah'ın iradesine karşı sizin için bir şey yapmaya kimin gücü yeter? Doğrusu, Allah yaptıklarınızdan haberdardır."

12. Aslında siz, Peygamber ve müminlerin bir daha asla ailelerine geri dönmeyeceklerini sandınız. Bu (hayal), gönüllerinize güzel göründü ve kötü zanda bulundunuz. Siz, Allah katında helak olmayı hak eden bir topluluktunuz.

13. Kim Allah'a ve Peygamberi'ne inanmazsa, (bilsin ki,) biz kâfirlere yakıcı bir azap hazırlamışızdır.

14. Göklerin ve yerin hükümranlığı Al­lah'ındır. Dilediğini bağışlar ve dilediğine ceza verir. Allah, bağışlayandır ve sürekli merhamet edendir.

15. Savaşa katılmayıp geride kalanlar, ganimetleri almak için hareket ettiğinizde, "Bırakın, biz de arkanızdan gelelim." diyecekler. Onlar, Allah'ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: "Siz asla bizim arkamızdan gelemezsiniz. Allah, önceden sizin için böyle buyurmuştur." "Hayır; siz bizi kıskanıyorsunuz." diyeceklerdir. Hayır; onlar, pek az anlayan kimselerdir.

16. Bedevilerden (savaştan) geri kalmış olanlara de ki, "Siz yakında güçlü bir kavme karşı savaşmaya çağrılacaksınız. ya onlarla savaşırsınız ya da onlar Müslüman olurlar. Eğer itaat edecek olursanız, Allah size güzel bir mükâfat verir. Ama eğer önceden döndüğünüz gibi yine dönecek olursanız, sizi acı bir azaba uğratır.".

17. Köre vebal yoktur, topala da vebal yoktur; hastaya da vebal yoktur. Kim Allah'a ve Peygamberi'ne itaat ederse, Allah onu ağaçlarının altından ırmaklar akan cennetlere yerleştirir. Kim de yüz çevirirse, onu acı bir azaba uğratır.

18-19. Allah, ağacın altında sana biat ederlerken müminlerden razı olmuştur. Gönüllerinde olanı (imanlarını ve samimiyetlerini) bilmiş de üzerlerine güvenini indirmiş, yakın bir zaferle ve ele geçirecekleri bol ganimetlerle onları mükâfatlandırmıştır. Allah, üstündür ve hikmet sahibidir.

20. Allah size, ele geçireceğiniz çok ganimetler vadetmiştir. Ancak müminlere bir delil olsun ve Allah sizi dosdoğru yola iletsin diye bunu (zafer ve ganimeti) hemen verdi ve insanların size uzanan ellerini engelledi.

21. Henüz elde edemediğiniz başka ganimetler de vardır ki, Allah onları (bilgi ve kudretiyle) kuşatmıştır. Allah, her şeye kadirdir.

22. Eğer kâfirler sizinle savaşsalar, arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra bir dost ve yardımcı da bulamazlar.

23. Allah'ın öteden beri süregelen sünneti (yöntemi) budur. Allah'ın sünnetinde asla bir değişiklik bulamazsın.

24. Sizi onlara karşı muzaffer kıldıktan sonra Mekke'nin içinde onların elini sizden ve sizin ellerinizi de onlardan çeken, O'dur. Allah, yaptıklarınızı görendir.

25. İnkâr edenler, sizi Mescidu'l-Haram ziyaretinden alıkoyanlar ve bekletilen kurbanların yerlerine ulaşmasına engel olanlar, onlardır. Eğer (Mekke'de) sizin tanımadığınız mümin erkekleri ve mümin kadınları çiğneyip de bu yüzden bilmeyerek size bir vebal gelme korkusu olmasaydı (Allah savaşa engel olmazdı). Allah, dilediğini rahmet etmek için böyle yaptı. Eğer onlar birbirinden ayrılmış olsalardı, elbette inkâr edenleri acı bir azaba uğratırdık.

26. Hani inkâr edenler, kalplerinde taassubu, cahiliye taassubunu yerleştirmişlerdi. Allah da Elçisi'ne ve müminlere huzur ve güvenini indirdi ve takva sözünü onlardan ayrılmaz kıldı. Zaten onlar, buna layıktılar ve bunun ehliydiler. Allah, her şeyi bilendir.

27. Gerçekten Allah, Elçisi'nin rüyasını doğru çıkardı (gerçekleştirdi). Allah dilerse, mutlaka güven içinde, başlarınızı tıraş ettirmiş ve(ya) kısaltmış olarak korkmadan Mescidu'l-Haram'a gireceksiniz. Allah, sizin bilmediğinizi biliyordu. Bu yüzden bundan önce (size) yakın bir fetih verdi.

28. Bütün dinlerden üstün kılmak üzere, Elçisi'ni hidayet ve hak din ile gönderen O'dur. Şahit olarak Allah yeter.

29. Muhammed, Allah'ın elçisidir. Beraberinde bulunanlar, kâfirlere karşı sert, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rükû ve secde hâlinde görürsün. Allah'ın lütuf ve hoşnutluğunu elde etmek isterler. Secde izinden alametleri yüzlerindedir. Bu, onların Tevrat'taki vasıflarıdır. İncil'deki örnekleri ise, filizini çıkarmış, onu kuvvetlendirmiş, böylece kalınlaşıp da gövdesi üzerinde dikilmiş, ekincilerin de hoşuna giden bir ekine benzer. Böylece Allah, kâfirleri onlara karşı öfkelendirmek ister. Allah, onlardan iman edip iyi işler yapanlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vadetmiştir.

 

Meal:Murtaza Turabi