Duyurular
   22 Mayıs Pazar Hz. Mehdi'nin kutlu doğumu.

   19 Mayıs Perşembe Kerbela şehidi İmam Hüseyin'in oğlu Hz. Ali Ekber'in kutlu doğum günü.

   13 Mayıs Cuma İmam Zeynel Abidin'in mübarek doğumu.

   12 Mayıs Perşembe Kerbela sakisi hz. Ebul fazl Celal Abbas'ın kutlu doğum günü.

   11 Mayıs Çarşamba İmam Hüseyin'in kutlu doğumu.

   11 Mayıs Çarşamba İmam Hüseyin'in kutlu doğumu.

   4 Mayıs Çarşamba Peygamberimizin biseti ve peygamberliğe seçilişi.

   4 Mayıs Çarşamba Peygamberimizin amcası, Hz. Ali'nin babası Hz. Ebu Talib'in vefatı.

   4 Mayıs Çarşamba Peygamberimizin amcası, Hz. Ali'nin babası Hz. Ebu Talib'in vefatı.

   3 Mayıs Salı İmam Musa Kazım'ın Şehadeti.

   23 Nisan Cumartesi Kerbelanın kadın kahramanı Hz. Zeyneb'in şehadeti.

   21 Nisan Perşembe Hz. Ali'nin kutlu doğum günü.

   14 Nisan Perşembe Regaib Gecesi

   11 Nisan pazartesi İmam Ali Naki'nin şehadeti.

   8 Nisan Cuma bir rivayete göre İmam Muhammed Bakır'ın kutlu doğum günü.

   8 Nisan Cuma üç ayların başlangıcı ve Recep Ayına giriş.

   LA İLAHE İLLALLAH, MUHAMMEDUN RESULULLAH, ALİYYUN VELİYYULLAH

   ALEVİLİK İSLAMIN ÖZÜDÜR

   17 Nisan Pazar İmam Hüseyin'in oğlu kerbelanın altı aylık şehidi Hz. Ali Askerin kutlu doğum günü.

   18 Nisan Pazartesi İmam Muhamemd Taki'nin kutlu doğum günü.

   26 Nisan Salı Peygamberimizin oğlu Hz. İbrahim'in 16 aylıkken vefatı.

   2 Mayıs Pazartesi Hz. Ali'nin mübarek eliyle Hayber kalesinin fethedilmesi.

Anket
Sizce Gadiri Hum'da Ne Oldu?
  • Hz. Muhammed s.a.a Allah'ın emriyle Hz. Ali'yi kendisinden sonra halife seçti.
  • Hz. Muhammed s.a.a Müslümanlara Hz. Ali'yi sevmelerini emretti.
  • Bilmiyorum
Video Galerisi
Alıntı Yazılar
Soner Yalçın
Panama Belgeleri’nin sırrı bu mektupta

Hüsnü Mahalli
Hüsnü Mahalli: Yok olmanın hafifliği

Fehim Taştekin
Kürt hesabı!

Alptekin Durusunoğlu
Suudilerin Hizbullah’a armağanı

Son Dakika Haber
    Beşşar Esad’ın İspanyol el Pais Gazetesine verdiği röportajın tam metni

Tarih : 22.02.2016 09:48:25

Beşşar Esad’ın İspanyol el Pais Gazetesine verdiği röportajın tam metni
 

Cumhurbaşkanı Beşşar el Esad İspanyol el Pais Gazetesine verdiği röportajda; Suriye’deki durumlar ve krizin çözümü yönündeki son gelişmelere ışık tuttu.

İnsani Yardımları Devlet Değil, Teröristler Engelliyor

Devletin son zamanlarda ‘abluka altında’ bulunan bölgelere insani yardımların geçmesine izin verdiği ve bunun devam edip etmeyeceğine ilişkin soruya cevabında el Esad; Suriye devletinin sadece son zamanlarda değil, krizin başından beri her zaman vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanmasına özen gösterdiğini belirtti.

El Esad kriz süresince hiçbir bölgende devlet tarafından insani yardımların engellenmediğini vurguladı. Bir kısım bölgelerin çembere alındığının doğru olduğunu ifade eden el Esad; fakat gıda ve tıbbi yardımlar veya vatandaşların ihtiyaçlarının kesinlikle engellenmediğini söyledi. El Esad bu bölgelere insani yardımların gönderildiğini, fakat terör örgütlerin bu yardımları gasp edip ya kendi teröristlerine dağıttığını ya da fahiş fiyatlarla vatandaşlara sattıklarını belirtti. Bunun da bir dizi canlı örneğinin kanıtlarla muhtelif medya araçlarında yer aldığına dikkat çeken el Esad; devletin insani yardımları kesmek bir yere kalsın, IŞİD’in bulunduğu Rakka ve Deyrezzor gibi illerde memurlarının maaşlarını bile kesmediğini vurguladı.

Sözlerine devam eden el Esad Suriye’de tehcir edilenlerin durumu ve insani durumların muhtelif amaçlı olarak politikleştirilip kullanıldığının bir kez daha altını çizerken; sonuç itibarıyla devletin özellikle bu gibi süreçlerde vatandaşlarının desteğine ihtiyacı olduğunu belirtti. El Esad Suriye’nin bu mantıkla hareket ettiğini ve bu mantıkla hareket etmeye devam edip istisnasız tüm vatandaşlarının ihtiyaçlarının karşılanması için gereken her gayreti göstereceğini vurguladı.

Kuşkusuz Suriye Buna Hazırdır

Rusya ve ABD’nin ilan edecekleri ateşkese Suriye’nin hazır olup olmadığı sorusuna cevabında el Esad; kuşkusuz hazır olduğunu ve bunu birçok kez ilan ettiğine dikkat çekti.

Fakat pratikte durumun farklı olduğuna işaret eden el Esad; hazır olduğunu ilan etmenin bir anlam teşkil etmediğini, karşı tarafın buna ne kadar bağlı kalacağının önemli olduğunu söyledi. El Esad ateşkes teriminin de burada yanlış kullanıldığına vurgu yaparken ateşkesin savaşan iki devlet ya da iki ordu arasında olması gerektiğini söyledi.

Operasyonların durdurulması demenin daha mantıklı olacağını ifade eden el Esad; devlet tarafından askeri operasyonların durdurulması halinde teröristlerin konumlarını pekiştirmek için saldırılarda bulunmamaları garantisinin kimse tarafından verilemeyeceğini söyledi. El Esad aynı zamanda başta Türkiye rejimi olmak üzere terörü destekleyen devletlerin bu desteklerini kesmelerini de garantilemek gerektiğini belirtti.

Bunların garantisi olmadan operasyonları durdurmanın mantıklı olmayacağını belirten el Esad; BM Güvenlik Konseyinin yedinci bent altında teröre desteğin kesilmesini öngören kararları bulunmasına rağmen bu kararların ihlal edilmeye devam edildiği bir zamanda operasyonları durdurmanın ne anlama geleceği sorusuna dikkat çekti.

El Esad bunların yanı sıra operasyonların durdurulması halinde bile Kaide Örgütü tabanından gelme IŞİD, Nusra Cephesi, Ahrar el Şam İslami Hareketi ve İslam Ordusu gibi terör örgütlerin çatışmalara devam edeceklerini söyledi.

Türkiye Bundan Dolayı Kürtleri Vurmak İçin Çırpınıyor

Suriye ordusu tarafından çembere alınan ve ‘muhaliflerin en büyük karargahı sayılan’ Halep kentinin ne zaman tamamıyla ordu kontrolüne geçeceği sorusuna cevabında el Esad; Halep Kentinin temelde büyük bölümünün zaten devletin kontrolünde olduğunu söyledi. Teröristlerin bulundukları bölgelerde bulunan vatandaşların da genelinin devletin kontrolündeki bölgelere kaçtıklarına dikkat çeken el Esad; fakat temelde meselenin Halep Kentini kontrole almak olmadığını belirtti.

El Esad meselenin Türkiye’den gelen destek hatlarını kesmek olduğunu, ana hatların bir kısmının da son süreç içinde kesildiğini söyledi. Sonuç itibarıyla tüm destek hatlarının kesilmediğini ifade eden el Esad; fakat Türkiye ile teröristler arasındaki iletişim ve destek temininin zorlaştığına dikkat çekti. El Esad Türkiye’nin de bundan dolayı son süreç içinde orada Kürtleri vurmak için çırpınıp durduğunu vurguladı.

Suriye Ordusu Rakka’ya Girecek Mi?

Halep’ten sonra Suriye ordusunun Rakka’ya girip girmeyeceği sorusuna cevabında el Esad; ilkesel olarak ordunun yurdun her karış toprağına gireceğini belirtti. Fakat ordunun şu an Suriye’de 10 cephede savaştığına dikkat çeken el Esad; ordunun Rakka’ya hala biraz uzak olduğunu ifade etti.

El Esad sonuç itibarıyla ordunun Rakka yönünde ilerlediğini, fakat bu konuda zaman belirlemenin operasyonların seyrine bağlı olduğunu ifade etti.

Rusya ve İran’ın Desteği Olmadan Bu Başarıları Sağlayabilir Miydiniz?

Suriye ordusunun teröre karşı sağladığı başarılarda Rusya ve İran’ın desteğinin kuşkusuz cevheri bir önem taşıdığını belirtirken, fakat Suriye ordusunun bu destek olmadan söz konusu başarıları sağlama gücüne sahip olup olmadığının sanal bir soru olduğunu belirtti.

Bu soruya kimsenin kesin bir cevap vermesinin mümkün olmadığını ifade eden el Esad; fakat Suriye’nin bu desteğe de ihtiyacı olduğunun kesin olduğunu vurguladı. El Esad öyle ki Suriye ordusunun savaştığı teröristlerin dünyanın 80’den fazla devletinden destek aldıklarına dikkat çekerken, bu devletlerin bir kısmının askeri, bir kısmının maddi, bir kısmının da siyasi destek verdiklerini, kimi devletlerin de her tüm olanaklarıyla destek verdiklerine vurgu yaptı.

Suriye’nin küçük bir devlet olmasına rağmen savaşma gücüne sahip olduğunu söyleyen el Esad; fakat sonuç itibarıyla teröristlerin her tülü desteği sınırsız bir şekilde aldıklarına dikkat çekti.

Rusya’nın Sivilleri Vurmasından Endişeli Misiniz?

ABD’li yetkililerin ‘Rusya’nın Suriye’de sivilleri bombaladığı ve son olarak bir hastaneyi havaya uçurduğu’ yönündeki açıklamaları konusunda el Esad; Amerikalıların son olarak bu konudan emin olmadıklarını açıkladıklarına dikkat çekti. El Esad Amerikalıların birbiriyle çelişen açıklamalarına vurgu yaparak hastanenin kim tarafından bombalandığı konusunda kimsenin kanıt bulamadığını söyledi.

Sivil kurbanlar konusunda ise el Esad; kuşkusuz her savaşta sivillerin kurban gittiğini bunun da hiç şüphesiz üzücü ve acı veren bir durum olduğunu ifade etti. El Esad fakat Rusya’nın ya da Suriye’nin sivilleri bombaladığı yönündeki suçlamaların hiçbir aslı gerçeği olmadığının da altını çizdi. Rus hava güçleri ve Suriye ordusunun operasyonlarında oldukça hassas ve dakik olduklarını belirten el Esad; sivilleri hedef aldıkları yönünde şu ana dek hiçbir kanıtın bulunmadığının altını çizdi.

Türkiye ve Suudi Arabistan Asker Gönderirse Nasıl Karşılık Vereceksiniz

Türkiye ve Suudi Arabistan rejimlerinin yaptıkları açıklamalar üzerine Suriye’ye kara güçleri göndermeleri durumunda Suriye’nin nasıl bir tavrı olacağı sorusuna cevabında el Esad; tüm bu açıklamaların şu ana dek iddialardan ibaret olduğunu ifade etti.

El Esad fakat bunun olması ve Suriye’ye karadan müdahalede bulunmaları halinde Suriye’nin teröristlere karşı bulunduğu muamelenin aynısını göreceklerini belirtti. Ne Türkiye ne Suudi Arabistan ne de hiç kimsenin Suriye’nin onayı olmaksızın Suriye topraklarına asker gönderme hakkına sahip olmadığını vurgulayan el Esad, böyle bir durumda meşru ve yasal bir hak olarak Suriye’nin kendini tüm olanaklarıyla savunacağının altını çizdi.

Türkiye’nin Hedefi Aynıdır

Türkiye’nin Suriye topraklarına toplarla saldırmaya başladığına ilişkin soruya cevabında el Esad; Türkiye’nin başından beri krize bulaştığını belirtti. Türkiye’nin desteklediği teröristler aracılığı ile planlarını hayata geçirmeye çalıştığına dikkat çeken el Esad; bu teröristlerin hezimete uğratılmaları ardından kendisinin top ateşiyle saldırmaya başladığını, planlarını hayata geçirmek için muhtelif yollara başvurduğunu belirtti.

‘Silahlı Muhaliflerden’ Herhangi Bir Tarafı Kabul Ediyor Musunuz?

Suriye’nin ‘silahlı muhalefet’ gruplarından herhangi birini kabul edip etmediği ve onunla diyaloga girip girmeyeceğine ilişkin soruya cevabında el Esad; anayasa ve kanunlar çerçevesinde hükümete ve halka karşı silah taşıyan herkesin terörist olduğunu belirtti. Hükümete ve halka karşı silah taşıyanın dünyanın her yerinde terörist olarak nitelendirildiğini belirten el Esad; fakat Suriye’de bunların silahlarını bırakıp siyasi sürece katılmaları halinde terörist sıfatından çıkabileceklerini ifade etti.

El Esad dünyanın her ülkesinde gerek anayasa, gerek hükümet ya da ne olursa olsun silahla değil de, siyasi süreçle değiştirilmesi gerektiğini söyledi.

Silahlıların birçoğunun son olarak silahlarını teslim ettiklerini ya da Suriye ordusu ile aynı safta IŞİD’e karşı savaştıklarına dikkat çeken el Esad; bunların da Rus ve Suriye hava güçleri aracılığı ile havadan destek aldıklarına vurgu yaptı.

O Zaman Cenevre’de Kimlerle Diyalog Görüşmeleri Olacak?

Halka ve hükümete karşı silah taşıyan herkesin terörist sayılmasıyla Suriye devletinin Cenevre’de olacak diyalog görüşmelerinde kimlerle masaya oturacağı sorusuna cevabında el Esad; Cenevre III görüşmelerine gidenlerin önemli bir kısmının yurtdışında yabancı güçler tarafından teşkil edilen sözde muhalifler ve radikal teröristlerden ibaret olduklarını söyledi.

Görüşmelerin de bu yüzden başarılı olmadığını ifade eden el Esad; Suriye’nin gerek yurtdışında gerekse yurtiçinde olmalarını dikkate almadan Suriye ve halkının çıkarlarına sahip çıkan ulusalcılarla görüşmelere oturacağını vurguladı.

Kriz Öncesinde Hapiste Bulunan Muhalefet Liderleri Ne Olacak?

Suriye’de olayların başlamasından önce cezaevlerinde bulunan muhalefet liderlerinin ne olacağı sorusuna cevabında el Esad; bunların istisnasız tümünün uzun süre önce cezaevlerinden çıktıklarını ve şu anki muhalefetin bir parçası olduklarını söyledi.

El Esad tüm bunların 2010 yılından önce cezaevlerinde çıktıklarını, terör suçundan cezaevlerine girip çıkanların bir kısmının da şu an yine terör örgütlerin saflarında bulunduklarını belirtti.

Bu konuda kanıtın olup olmadığına ilişkin soruya cevabında el Esad; son olarak öldürülen terör komutanı Zehran Alluş’un Kaide Örgütüne tabi olmakla hapse girdiğini söyledi. El Esad hapisten çıkması ardından da bir terör grubu oluşturduğunu söyledi.

Yabancı Teröristler Ordunun Eline Geçerse Ne Olacak?

Suriye’de binlerce yabancı teröristin bulunduğu ve bunların Suriye ordusunun eline geçmeleri halinde ne olacağına ilişkin soruya cevabında el Esad; Suriye’nin teröre karşı savaşında teröristlerin uyrukları arasında hiçbir fark gözetmediğini belirtti.

El Esad bu teröristlerin kendi devletlerine teslim edilmeleri konusunda ise bunun Suriye ile o devlet arasındaki ilişkilere bağlı olduğunu ifade etti.

Yabancı Teröristleri Suriye’ye Cezbeden Nedir?

Yabancı teröristleri Suriye’ye bu denli cezp edenin ne olduğu sorusuna cevabında ise el Esad; temel olarak aldıkları destek olduğunu belirtti.

El Esad Suudi Arabistan ve daha başka devletlerin bu teröristlere temin ettikleri para miktarının yanı sıra Türkiye rejiminin sağladığı kolaylıklara ışık tuttu.

Bir diğer nedenin ise yaratılan kaos ortamı olduğunu belirten el Esad; üçüncü nedenin ise geneli Kaide tabanlı olmalarıyla ideolojik neden olduğunu belirtti. El Esad Suriye’nin de kutsal bir mekana sahip olduğuna vurgu yaptı.

El Esad fakat sonuç itibarıyla tüm bu teröristlerin Suriye’den öteye yayılacaklarını, kendi tabirleriyle İslami devletlerini genişletmeye çalışacaklarını ifade etti.

Suriye’nin Tamamı Kontrole Alındığında Ne Yapmayı Düşünüyorsunuz?

Suriye topraklarının tamamının terörden temizlenip kontrole alınması halinde siyasi sürece hazır olup olmadığına ilişkin soruya cevabında el Esad; kuşkusuz olarak seçimlerin olacağını, istisnasız tüm siyasi partilerin katılımıyla ulusal bir hükümetin teşkil edileceğini belirtti.

Bu süreç içinde yeni bir anayasanın da olabileceğini ifade eden el Esad; bunun da tüm siyasi parti ve akımlarla ortaklaşa olacağını ifade etti. El Esad yeni anayasa ile de yönetim dahil her şeyin değiştirilebileceğini ya da yeniden düzenleneceğini ifade ederken, her şeyin halkın oylamasına sunulacak anayasaya bağlı olduğunun altını çizdi.

10 Yıl Sonra Kendinizi Nerede Görüyorsunuz?

10 yıl sonra kendisinin nerede olabileceği konusundaki düşüncelerine ilişkin bir soruya cevabında el Esad; kendisinden ziyade asıl Suriye’yi nerede gördüğü sorusunun daha mantıklı olacağını ifade etti.

El Esad 10 yıl sonra Suriye’nin kurtulmuş olduğunu görmek istediğini, kendisinin cumhurbaşkanı olup olmamasının da kendisi açısından önem taşımadığını belirtti. El Esad görevinde olduğu süre içinde vatanını savunmasının insani, ahlaki ve kanuni bir vacip olduğuna işaret etti.

10 yıl sonra yönetimde olup olmayacağına ilişkin soruya cevabında ise el Esad; bunun kendisi açısından bir hedef olmadığını belirtti. El Esad sonuç itibarıyla kimin yönetimde kalacağını ya da kendisinin cumhurbaşkanı olarak kalıp kalmayacağına karar verecek yegane tarafın Suriye halkı olduğunun altını çizdi.

BM İnsan Hakları Raporu Konusunda Ne Düşünüyorsunuz?

Suriye’de’ cezaevlerinde insanların işkence altında öldüklerini ifade eden BM insan hakları raporuna’ ilişkin düşünceleri konusunda soruya cevabında el Esad; bunun birkaç yıl önce Katar’ın sahte görüntülerle çarpıttığı rapora dayandığını belirtti.

El Esad Suriye’ye yönelik yürütülen medya propagandasına dikkat çekerken; bu gibi raporlarda kullanılan kaynaklar, bilgilerin yada görüntülerin doğruluğunun soruşturulmadığına vurgu yaptı.

Kürt Çocuğun Görüntüsü Dünyayı Şoke Etti, Siz Ne Hissettiniz?

Denizde boğularak ölen Suriyeli Kürt mülteci çocuğa ait görüntünün dünyayı şoke ettiğini, kendisinin ise ne hissettiğine ilişkin soruya cevabında el Esad; Suriye’deki çatışmalarda en acı durumun bu olduğunu söyledi. El Esad Suriyelilerin muhtelif nedenlerden evlerini ve yurtlarını terk etmelerine itilmelerinin acı verici bir durum olduğunu belirtti. Fakat asıl sorulması gereken sorunun şoke olduğunu iddia eden dünyanın Suriyeli mültecilerin evlerine dönmeleri ya da evlerini terk etmemeleri için ne yaptıkları sorusu olduğunu belirten el Esad; medya propagandasından ziyade pratiğin önem taşıdığını vurguladı.

Sözlerine devam eden el Esad; Suriyelilerin evlerini ve yurtlarını terk etmelerinin temel nedeninin terör ve ekonomik yaptırımlar olduğuna bir kez daha dikkat çekerken, bunların da kimler tarafından desteklendiğinin de günümüzde herkes tarafından bilindiğini söyledi.

Terörden Değil de Devletten Kaçtıklarını İddia Edenler Konusunda Ne Diyorsunuz?

Mültecilerin bir kısmının IŞİD ya da diğer terör örgütlerinden değil de devletten kaçtıklarını iddia etmeleri konusunda bir soruya cevabında el Esad; medya ve siyasi propagandadan uzak bir şekilde Suriye’deki gerçek durumlarla karşılaştırma yapılması gerektiğini belirtti.

El Esad; Suriye’de teröristlerin bulundukları bölgeden kaçanların çoğunun devletin kontrolü altındaki bölgelere geçtiklerine dikkat çekti. Sıcak bölgelerde sivillerin çatışmalardan kaçmalarının gayet normal olduğunu ifade eden el Esad; fakat bunun vatandaşların devletten kaçtıkları anlamına gelmediğini vurguladı. El Esad birçok bölgede teröristlerin ailelerinin bile bir kısmının devletin kontrolündeki bölgelere geçtikleri ve bu bölgelerde günlük yaşamlarını normal bir şekilde sürdürdüklerinin altını çizdi.

Mültecilerin Geri Dönemleri İçin Garanti Var Mı?

‘Beş milyona yakın Suriyelinin yurtdışına mülteci gittiği ve bunların evlerine geri dönemleri için haklarında herhangi bir intikam amaçlı icraat alınmayacağı garantisi olup olmadığına’ ilişkin soruya cevabında el Esad; her Suriyelinin normal bir şekilde yurduna ve evine dönme hakkının garantili olduğunu belirtti. El Esad fakat bunların terörist ya da katil olmamaları koşulunun mevcut olduğunu, bu bağlamda da anayasa ve kanunların karar vereceğini ifade etti.

El Esad Suriye’nin kuşkusuz olarak vatandaşlarının desteğine ihtiyacı olduğunu, bu mantıktan hareketle vatandaşlarını kendisinden uzaklaştırmaya değil, yakınlaştırmaya çalıştığının bir kez daha altını çizdi.

Daha Fazla Mülteciyi Önlemek İçin Ne Yapılmalı?

Daha çok Suriyelinin mülteci olmaması için ne yapılabileceğine ilişkin soruya cevabında el Esad; mültecilerin genelinin terör ve ekonomik yaptırımların yol açtığı zor koşullar olduğunu bir kez daha vurguladı.

Sözlerine devam eden el Esad; mültecilere son vermek ve yurtdışındaki mültecilerin evlerine dönüşlerini garantilemek için yapılması gereken temel şeyin teröre son verip güvenlik ve istikrarı sağlamak olduğunu belirtti. EL Esad bunun içinde terörü destekleyen devletlerin her türlü desteklerini kesmeleri gerektiğine vurgu yaptı.

El Esad devletin de kuşkusuz bu bağlamda üstüne düşen sorumluluklar bulunduğunu ifade ederken, bu sorumlulukları mümkün olan tüm olanaklarla yerine getirmeye çalıştığını belirtti.

Akıtılan Tüm Bu Kanlardan Sizin Sorumlu Olduğunuz Konusundaki Açıklamalara Ne Diyorsunuz?

Başta ABD olmak üzere kimi devletler ve muhaliflerin ‘kendisinin baştan beri görevinden çekilmeyi kabul etmesi halinde tüm bu kanların akıtılmış olmayacağı’ yönündeki açıklamalara ilişkin soruya cevabında el Esad; krizin gidişatı ve günümüzde netleşen birçok meselenin Suriye’deki olayların ve terörün kendisiyle ilgili olmadığını net bir şekilde ortaya koyduğunu belirtti.

El Esad Suudi Arabistan, Katar, Türkiye ve daha birçok devletin radikal teröre desteklerinin birçok meseleyi aydınlattığını söyledi. Suriye’ye yönelik savaşta iddia edilen insan hakları, demokrasi ve benzeri iddiaların izole edildiğini belirten el Esad; özellikle Batılı devletlerin bu iddialardan kastları, daha önce muhtelif devletlerde yaşanan örneklerin gerçekleri deşifre ettiğini belirtti.

http://rasthaber.com/115345-2/